Türkiye'nin En Büyük Android Platformu

En son konular

» Galaxy Ace II I8160'a Güncel Türkiye Kies Romu Nasıl Yüklenir [2.3.6 I8160XXLH4]
Perş. Ağus. 21, 2014 1:36 pm tarafından abucabbar

» Black Dark Lite Edition 2010 V2 - Emre90, 2010'un En Şık Lite Sürümü
Çarş. Eyl. 04, 2013 1:57 pm tarafından sondevrim55

» izzet Yıldızhan - Sen Deli Misin fuLL 2009 | 320 Kbps
Perş. Tem. 18, 2013 10:01 am tarafından milliyetci1979

» Install ClockworkMod Recovery on the LG GT540 Optimus
Ptsi Şub. 04, 2013 10:51 am tarafından Karakatil

» Root the LG GT540 Optimus
Ptsi Şub. 04, 2013 10:50 am tarafından Karakatil

» LG P503 Optimus One Root + Recovery
Ptsi Şub. 04, 2013 10:45 am tarafından Karakatil

» LG-970 CWM Ve Root Enjekte Etme!
Ptsi Şub. 04, 2013 10:40 am tarafından Karakatil

» LG Optımus 3D Max Root Yapımı
Ptsi Şub. 04, 2013 10:31 am tarafından Karakatil

» LG Optimus 4X HD'ye CWM Yükleme
Ptsi Şub. 04, 2013 10:27 am tarafından Karakatil

Tarıyıcı

RSS akısı


Yahoo! 
MSN 
AOL 
Netvibes 
Bloglines 

    Girişimcilikte Dış Çevre Unsuru

    Paylaş
    avatar
    Karakatil
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 2424
    Kayıt tarihi : 04/07/09
    Yaş : 27
    Nerden : C/System32

    Girişimcilikte Dış Çevre Unsuru

    Mesaj tarafından Karakatil Bir Ptsi Kas. 30, 2009 9:58 am

    Girişimcilikte Dış Çevre Unsuru

    Dış çevre açısından ele alındığında, bir ülkede daha çok girişimci çıkartmak veya girişimciliği
    ön plana çıkartmak için aşağıdaki hususların önemli olduğu vurgulanabilir:

    a) Makroekonomik istikrar ve dengenin temini: Makro ekonomik ortamdan kasıt, fiyat
    istikrarı, dengeli bir bütçe ve dış ödemeler dengesi, adil bir gelir dağılımı, yüksek istihdam
    ve düşük issizlik ortamının tesis edilmesidir. Makroekonomik dengesizlik; üretimde,
    kıt kaynakların tahsis edilmesinde ve gelir dağılımında sorunların olması, belirsizliğin ve
    öngörülemezliğin yaygın oluşudur. Bu yüzden kalıcı bir şekilde varlığını sürdüren makro
    ekonomik dengesizlik ortamında derinlemesine bir girişimcilik ortamının oluşması, böylece
    üretim sorununun çözülmesi ve sermaye birikiminin sağlanması imkânsızdır.

    b) Rekabet ve iyi yönetişim ortamının sağlanması: “İyi yönetişim” olarak tanımlanan
    mülkiyet hakları rejimi kurulmuş, şeffaf, adil ve tarafsız bir hukukî ortam temin edilmiş
    olmalıdır. Ancak makroekonomik istikrara nazaran bu ikinci hususun öne çıkabileceği
    de görülmektedir.

    c) Piyasaya giriş ve çıkış serbestisinin sağlanması: Piyasalar kadın, erkek herkse açık
    olmalı ve ayrımcılık yok edilmiş olmalıdır. ta gözlenen mali, cezai ve bürokratik engellerin
    caydırıcı olmaktan çıkartılmış olmalısı gerekmektedir. Böylece karlılığın yüksek
    olduğu alanlara girişte engeller olmayacağı gibi, etkin olmayan şirketlerin de piyasada
    zaman ve kaynak israfına nenen olacak şekilde varlığını sürdürmesi zarureti de ortadan
    kalkacaktır.

    d) Risk ve ödül arasında denge kurulması gereği: Yukarıda girişimciliğin belirsizlik
    içerdiği ve risk almayı zaruri kıldığı ifade edildi. Buna rağmen risk almak, kumar oynamak
    gibi bir anlama gelmemektedir. Bu meyanda bir ülkedeki siyasi ve iktisadî düzen kuralsız,
    iş ahlâkı geri plana itilmiş, kural ve kaideleri ötelenmiş bir vahşi kapitalizme emanet
    edildiği ölçüde girişimcilik rasyonel akılla üstlenilecek bir sosyal ve iktisadî davranış olmaktan
    çıkacaktır. Getiri ihtimali kadar muhtemel risklerin belli olmadığı bir ortamda
    girişimcilik ölür, yapılan girişimcilik ise “garantili” alanlara kayarak ki bu tür ortamların
    tipik özelliği lobicilik ve rantiyeciliktir.

    e) Finansmana erişim kolaylığı: Finansmana erişim, büyümenin olmazsa olmaz koşuludur;
    fakat risk sermayesi piyasasının gelişmemiş olması ve bankaların riskli krediler
    vermekten giderek daha fazla kaçınması, girişimci fidanlığı olarak bilinen pek çok
    KOBİ’nin finansman güçlükleri yaşamasına neden olmaktadır. Bu meyanda girişimcinin
    kolaylıkla ulaşabileceği ve yeterince çeşitlendirilmiş, sürekliliği sağlanmış, ucuz finansal
    kaynakların varlığı, artırılmalıdır.

    f) Piyasa esnekliklerinin temini: Piyasalar yeterince esnek ve rekabetçi, bunların arasında etkin
    bir akışkanlık ve iletişimin sağlanmış olması gerekmektedir.

    g) Düzenleyici ortamın kalitesinin artırılması: İdari düzenlemelerin iyileştirilmesi yönünde
    gösterilen çabalara rağmen, Türkiye dahil olmak üzere bir çok ülkede işletmeler bürokrasinin işletme
    yönetimi açısından hala büyük bir engel teşkil ettiğine dikkat çekmektedirler.

    h) Vergilendirmenin adil, basit, tabana yayılmış ver düşük olması: Makroekonomik
    ortamı bozuk olan ülkelerde işletmeler çareyi kayıt dışına kaçmakta bulmaktadırlar. Bu
    meyanda vergiler bilhassa ön plana çıkmaktadır. Kaliteli ve adil yönetişimi hayata geçirerek
    üretim ve ticaretten yani gelir üzerinden vergi toplama kapasitesini kaybeden
    devletlerde tarih boyunca vergi bir sömürü ve toplumun üretken gücünü iğdiş eden bir
    “salmaya” dönmektedir. Meşhur İslam Filozofu İbn-i Haldun’a göre buna mahal vermemek
    için klasik iktisatçıların daha sonra tespit edeceği gelir ve ikame etkisiyle, minimal
    devlet ilkelerini gündeme getirmektedir. Mukaddime adlı eserinde konuyla ilgili olarak
    devletin vergi oranlarını artırmakla vergi gelirlerini arttıramayacağını, çünkü vergi yükü
    artınca vatandaşların çalışma ve kazanma arzularının azalacağını ifade etmektedir. Vergiler
    artınca pazarlara kesat gelir, teşebbüs şevki kaybolur, en acısı da bu hal ümranın
    çözüldüğünü ve çökmekte olduğunu ilan eder. Bunun zararı ise hanedanlığa ait olur.
    Bu vaziyet devlet izmihlale uğrayana kadar devam eder. Haldun’un 1100 yıllarında ortaya
    koyduğu bu gerçeği 1980’li yıllarda ABD’de Ronald Reagan’a danışmanlık yapan Art
    Laffer savunmuş (Laffer Eğrisi) ve böylece “üretim ekonomisinin geliştirilmesi için vergi
    oranlarının düşürülmesi gerekir” tezini Başkan’a kabul ettirmiştir.

    i) Nitelikli işgücüne erişim: İşgücü piyasasındaki darboğazlar büyümeye engel olmaktadır.
    İşçilerin becerilerini artırmaya yönelik çabaların yoğunlaştırılması gerekmektedir. Böylece
    girişimciliğin önündeki en büyük engel olan emek-iş uyumsuzluğu da azaltılmış olacaktır.
    Bu hususun eksik kaldığı ülkelerde “işsizlik ve mesleksizlik” bir arada yaşanmaktadır.
    Buna göre şirketler nitelikli beşeri sermaye istihdamındaki açığı kapatamazken, var olan
    insanlar da kaliteli bir hayatı idame ettirecek kadar gelir getiren bir iş bulamamaktadır.

    j) Firmalar arası işbirliğinin tesisi: Büyük ve küçük ölçekli işletmeler arasındaki ittifaklar,
    yenilikçi ekonomide gerekli esnekliği ve daha büyük pazarları ele geçirmek için kritik
    ölçeği kazanmak bakımından giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Büyük ölçekli işletmeler
    yeni pazarlara, teknolojiye ve yeniliklere erişim sağlamakta, küçük ölçekli işletmeler
    ise finans, bilgi ve iletişim ağlarından daha kolay yararlanabilmektedir.

    k) Girişimcinin kapasitesinin artırılması: Girişimcinin yeterli zaman, azim, cesaret ve
    ikda kabiliyetine sahip olması gerekmektedir. Ancak bunun için de işletmelerin bilgiden
    ve uluslararası fırsatlardan yararlanmalarına yardımcı olmak gerekmektedir. Girişimcilerin
    iç pazarın sunduğu imkânlardan yararlanmaları ve acımasız rekabet koşullarına
    uyum sağlayabilmeleri için yenilikler yapmaya ve uluslararasılaşmaya teşvik edilmeleri
    gerekmektedir. Bunun için işletmelerin; bilgiye, eğitime ve birinci kalitede destek hizmetlerine
    erişimleri sağlanmalıdır.




      Forum Saati Cuma Kas. 16, 2018 5:13 am